DSC_0079 Roportaj

We have his first interview with one of the best Turkish Starcraft 2 Players: Sleeep Röportaj: Starcraft 2’nin başarılı oyuncularından Turushan ‘Sleeep’ Aktay ile Türkiye’deki ilk röportajını gerçekleştirdik


Röportajını yapacağımız Turushan Aktay nam-ı değer “Sleeep”, 21 yaşında ve Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi. Türkiye’nin en iyi Starcraft 2 oyuncularından biri olan Turushan, eski bir Warcraft 3 oyuncusu. Warcraft popüleritesinin yavaş yavaş Starcraft 2 ‘ye kaymasıyla, bu alanda çeşitli başarılar elde etti. Kendisi aynı zamanda bu alanda milli takım oyunculuğu yapıyor ve yakın zamanda Starcraft Türkiye’nin gerçekleştirdiği Saturn Taksim GGcup etkinliğinde finallerde 1. olarak, bu başarısını perçinledi ve bizde Zone eSports olarak ilk röportajımızı ve kendisinin bu alanda verdiği ilk röportajını yapıyoruz.

Sleeep ile genel olarak oyun hakkında, elektronik sporlar, turnuvalar, başarıları ve geleceği hakkında söyleşi yaptık. Kapsamlı röportaj içeriğimizi aşağıdan okuyabilirsiniz.

Turushan Aktay

Sleeep merhabalar, kısa süre önce gerçekleştirilen Taksim Saturn GGcup etkinliğinde 1.’lik elde ettin, öncelikle tebrik ediyoruz ve hızlı bir şekilde hemen sorularımıza geçiyoruz.

Öncelikle profesyonel oyunculuk kariyerine nasıl başladın? Seni bu alana çeken herhangi bir özel an oldu mu?

Warcraft 3’te eurobattle serverında eğlencesine takılırken, o seneki WCG elemesini duyup katılmamla başladı diyebilirim. İstanbul elemelerinde sıfır çekmeme rağmen(tek bir map dahi alamadım), şehir dışından bir oyuncunun katılamamasından dolayı (sanırım Starcraft 2’den tanıdığımız Memphis’ti) finallerdeki boş slotu benimle doldurdular ve tabi yine sıfır çektim. Ama o gün bu işi ciddiye alan insanlarla, hiç görmediğim bir ortamla karşılaştım. 2 gün içinde de orijinal Warcraft 3’ü satın alıp, üzerinde çalışarak kasmaya başladım.

Ailen, arkadaşın ve çevrendeki insanlar profesyonel oyunculuğun hakkında ne gibi yapıcı ve olumsuz eleştiriler yapıyorlar?

Yakın arkadaşlarım fazlasıyla destekleyip, mutluluğumu benimle  paylaşıyorlar, çevremdeki insanlar şaşırıyor, ailem ise eskiden daha karşıyken şimdilerde biraz daha ılımanlaştılar diyebilirim.

Fransa’da düzenlenen ESWC finallerinde ülkemize temsil ettin. Öncelikle böyle bir organizasyonda yer almak nasıl bir histi? Kişisel ve profesyonel oyunculuk kariyerine kattığı özellikleri özetleyebilir misin?

İnanılmaz bir ortamdı, anlatılmaz yaşanır dediklerinden açıkcası. Profesyonel oyuncularla tanışma; onların hayatına, düşüncelerine daha yakından bakmak şansı buldum. Daha ciddi, kaliteli oynarsam nelere ulaşabileceğimi çok yakından gördüm, bu da adeta sırtımda bir kırbaç etkisi yarattı diyebilirim. Olumlu etkilediği anlar da oldu bu arada mesela MarineKing’in menejeriyle tramvayda muhabbet ederken, liseyi bırakıp günde 10-15 saat arası pratik yaptığını duyduğumda soğudum birden, bu adamla aynı ortamda nasıl yarışılabilirdi ki klasik bir öğrenci hayatıyla, daha sonra Stephano’nun akşamları 20:00-24:00 arası 4 saatlik bir pratik yaptığını ve yine aynı şekilde MaNa’nın hem okula gidip, hem de uzun süreli olmayan bir antreman programı olduğunu duyduğumda rahatladım, çünkü az antremanla da koreli çılgınlara karşı pekala kafa tutulabiliyordu. Diğer bir etkisi ise yine sonraki yurtdışı turnuva elemelerinde büyük ihtimalle en çok hazırlanmış, en çok isteyerek ben oynayacağımı düşünüyorum; sonucunda kazanılan ödülü en iyi şekilde bildiğim için.

ESWC dışında Dünya’da yapılan diğer organizasyonlar hakkında neler düşünüyorsun? Bir MLG, IEM, Dreamhack, WCG ve GSL’i karşılaştırmak istersen hangisinin hangisine göre avantaj ve dezavantajları var?

WCG en avantajlısı diyebilirim gözümde ne kadar son yıllarda ölmeye yaklaşsa da. Çünkü sadece ülkenizdeki oyuncuları yenerek büyük finallere kalma şansınız oluyor bu da daha çok ülke temsilcisi olduğu için bence daha büyük bir kitleye ulaşabilmesi için bir potansiyel turnuva için. MLG ve Dreamhack in sunduğu open bracketlar kendini denemek isteyenler için güzel bir şans oluşturuyor. GSL arkasında Kore olduğu için tabiki de fazla gelişmiş şekilde her anlamda ama MLG de Amerikada olmasından dolayı oyuncu kalitesi ne kadar düşük olsa da fazlasıyla güçlü sponsorlar bulabiliyorlar. IEM ise orta şeker bir şekilde devam ediyor.

Esports kapsamında Starcraft 2 ‘nin global olarak bu kadar popüler olmasını neye bağlıyorsun? Ülkemizde neden yurtdışındaki gibi yeteri kadar ilgi görmüyor dersin?

Kabuğuna çekilmiş bir Brood War kitlesi vardı ateşlenmeyi bekleyen. Bu arada canlı bir Warcraft 3 kitlesi devam ediyordu oyunculuğa.İki oyun oyuncuları arasında da hep bir tatlı atışma vardı ki, Starcraft 2 bu atışmalardan sonra ortaklaşa oynayabilecekleri bir oyun olarak bir kaynaşma ortamı sağladı. Biraz Brood War , biraz WC3’ten özellikler alan bir oyun oldu. Ülkemizdeki durumu için ise Türkiye’deki oyunculuğun önde gelenlerinden birinden duyduğumu aynen aktarmak istiyorum “Her alanda trendler benzerlik gösterir önce inanılmaz şekilde tavan yapar, sonra birden batar ve sonra daha istikrarlı bir şekilde yavaş yavaş yükselir” aynısı oluyor bence ilk önce ülkemizde bu olay tavan yaptı. WCG’lere 10-15 adam yolluyorduk, turnuvalar 5 yıldızlı otellerde yapılıyordu. Sonra birden WCG’nin ülkemizden gitmesiyle dibe çakıldık diyebilirim. Şimdi ise yavaş ama daha emin adımlarla yükseliyor, bu yüzden de umutla bakıyorum Türkiye’deki profesyonel oyunculuğun geleceğine.

Starcraft 2 Oyununda başarıya ulaşmak için birçok öğe bulunuyor. Makro, mikro, ünite kompozisyonları, karar verme, zamanlama gibi Bunları göz önünde bulundurduğumuzda bir önem sırası ve başarı için gerekli unsurları özetleyebilir misin?

İlk başta bilgi ve o bilgiyi oyun içinde hatırlamak demek istiyorum. Saydıkların dışındaki bu birçok maddeyi kapsıyor bir şekilde. Onun dışında oyunun uzunluğuna göre değişmekte, early oyun dediğimiz kısa vadede; mikro daha ağır basarken, oyun uzadıkça macro da işin içine giriyor. Gerçekten birkaç saniyenin önemli olduğu bir oyun oynuyoruz, bu nedenle zamanlama da fazlasıyla önemli. Karar verme ise tamamen oyuncunun kalitesine bakan bir özellik ve his olduğuna inanıyorum ve önemi yine en üst sıralarda. Kısacası, hepsini mümkün olan en iyi seviyede tutmak gerekiyor. Eksik olduğunuz bir alan sınırlandırıcı etki yaparak diğer alanlardaki avantajınızı da sınırlıyor.

Peki, özellikten ziyade; birçok turnuvada çeşitli başarılı dereceler elde ettin. Oyundaki bu başarını neye borçlusun? Deneyim, antreman, yetenek vs. Yönünden özetleyebilir misin?

Hepsine birden borçluyum açıkcası ama oyunlara karşı özel bir yeteneğim olduğuna da inanıyorum. Bunun yanında ise Warcraft 3’ten beri gelen bir deneyimim ve tabiki de yaptığım uzun soluklu antremanlarım var. Antremansız bir yetenek pek bişi ifade etmiyor açıkcası. İlk olarak kaliteli bir antremanla başlayarak, diğerlerini kullanabilecek ortamı hazırlama gerekiyor.

Turushan AktaySleeep, Taksim Saturn GGcUp etkinliğinden 1. ‘lik ödülü olan Macbook Air Pro’yu kaldırırken

Starcraft dışında eğlence ya da profesyonel olarak oynadığın oyunlar var mı?

Eğlence amaçlı kendi başıma icy tower, kardeşimle ise Fifa 12 oynuyorum. Fifa 11’de istemeden TR’de competetive bir oyuncu olmuştum ama 12’de daha o kadar maç atmadım o seviyede oynayabilmek için.

Ladder atmak dışında özel bir antreman programın var mı? Boş zamanlarında Starcraft 2 oynamak dışında neler yapıyorsun?

Sık sık turnuvalarda rakip olabiliritesi olan Türk oyuncuların build order sayfalarına casusluk yapıyorum diyebilirim (Gülüyor)  Spora gidiyorum, müzik dinliyorum, teorik bilgilerin gerçekmiş gibi anlatıldığı bilimkurgu tarzı kitap okuyup yine aynı tarz dizileri izlemeyi seviyorum. Kendimi bilgisayar alanında geliştirmeye çalışıyorum, arkadaşlarımla dışarı çıkıp muhabbet etmeyi seviyorum özellikle de Lise’deki okul arkadaşlarım olan Kadıköy Anadolu tayfasıyla (Yine gülüyor)

Bundan 5 ya da 10 sene sonra kendini bu alanda nerede görüyorsun? Bu alanda hedeflerin var mı, yoksa belirli bir yaştan sonra kurumsal bir şirkette normal iş hayatına devam etmeyi mi düşünüyorsun?

Kurumsal bir şirkette çalışmak gibi bir amacım hiç olmadı açıkcası disiplini tamamen sevmeyen biriyim. Bilgisayar mühendisliğini bitirdiğimde kendi başıma takılmayı veya kendi mini oyun yapım ekibimi kurmak istiyorum. Bunun yanında ise kesinlikle oyunculuktan kopacağımı düşünmüyorum. 5-10 yıl sonra dahi çok büyük ihtimalle competetive sahnede olmaya devam edeceğim ki belki de Avrupa veya daha ileri bir seviyede yarışıyor olabilirim. Bu arada Türkiyede

işler güzel giderse belki de kendi takımımı bile kurabilirim.

Protoss ırkı ile Zerg ya da Terran’a göre ladder’da çok daha rahat bir şekilde lig atlanıyor. Belli başlı buildler timingleri ile tam yapılınca buna rağmen neden hala Protoss diamond-platinium oyuncuları rahat rahat silver’dan diamond’a çıkmalarına rağmen; Terran ya da Zerg ırkları çok güçlü diyor.? Güçlü oldukları yönleri buildleri ile örnek verebilir misin?

Lig atlamaya yönelik oynandığında tüm ırkları eşit görüyorum. Cheese, timing saldırıları bakımından… Ama öğrenmeye, kaliteli oynamaya çalışmaya başlandığında, zorluk seviyesi olarak Z>T>P olduğuna inanıyorum. Sadece Diamond oyuncuları değil, bir çok profesyonel oyuncudan bile benzer yakınmaları görebiliyoruz. Hatayı başka bir yerde değil de, kendilerinde bulduklarında, kendi ürettikleri o psikolojik engeli kaldırarak ilerlemeye daha elverişli bir duruma geçeceklerine inanıyorum. Terran için ilginç bir şekilde kullanılmayan Mech build’lerinin ve multitasking şekilde yapılan dropların, Protoss için 3 base kapanıp en yüksek teknolojideki üniteleri kombo’lamanın, Zerg için ise hızlı genişlemeyle gelen ekonomi sayesinde üretilen üniteleri doğru zamanda savaşlara girip, trade yapmanın güçlü oldukları yönleri ve buildleri olarak gördüğümü söyleyebilirim.

Oyuna eklenecek eklenti paketi ile ilgili oyuna eklenecek yeni özellikler, üniteler ve dengeler hakkında fikrin nedir?

Açıkcası o yeni ünite/skillerin olduğu videoyu 2 kez izledim sonrasında ise hiç kafa patlatmadım, insanların ilgisini çekebilmek için abartı olarak hazırlandığına inandığım bir video ayrıca çok dengesiz gözüküyor. Gördüklerimizin en fazla yarısının falan geleceği kanaatindeyim. Bu yüzden ise şuan ki oyunun dengesi üstünde bile tartışmalara girmeyi zaman kaybı olarak görüp oyunuma

odaklandığımdan, daha gelmemiş üniteler üzerine düşünerek zaman kaybetmek istemiyorum :)Röportajını yapacağımız Turushan Aktay nam-ı değer “Sleeep”, 21 yaşında ve Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi. Türkiye’nin en iyi Starcraft 2 oyuncularından biri olan Turushan, eski bir Warcraft 3 oyuncusu. Warcraft popüleritesinin yavaş yavaş Starcraft 2 ‘ye kaymasıyla, bu alanda çeşitli başarılar elde etti. Kendisi aynı zamanda bu alanda milli takım oyunculuğu yapıyor ve yakın zamanda Starcraft Türkiye’nin gerçekleştirdiği Saturn Taksim GGcup etkinliğinde finallerde 1. olarak, bu başarısını perçinledi ve bizde Zone eSports olarak ilk röportajımızı ve kendisinin bu alanda verdiği ilk röportajını yapıyoruz.

1 Comment on We have his first interview with one of the best Turkish Starcraft 2 Players: Sleeep Röportaj: Starcraft 2’nin başarılı oyuncularından Turushan ‘Sleeep’ Aktay ile Türkiye’deki ilk röportajını gerçekleştirdik

  1. Everything is very open with a clear explanation of the challenges.
    It was definitely informative. Your website is very helpful.
    Thank you for sharing!

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *